HABER PORTALI
Kıbrıs'n Dijital Haber Platformu

Salgın sonrası ilk yüz yüze BM Zirvesi’nde Rusya-Ukrayna Savaşı öne çıkacak

50

Her yıl eylül ayının üçüncü haftası salı günü dünyanın gözü Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi‘ne ev sahipliği yapan New York’a çevriliyor.

193 ülkeden devlet ve hükümet başkanları, bakanlar, delegeler ve sivil toplum örgütleri dünyanın en büyük diplomasi forumunda bir araya gelmeye hazırlanıyor.

Salgın nedeniyle 2020’de sanal, 2021’de ise kısıtlı katılımla hibrit ortamda düzenlendiği için sokakları sessiz kalan New York, bu yıl diplomasi trafiğiyle yeniden canlanacak.

Bu yıl yüz yüze gerçekleşecek zirveye 100’ün üzerinde devlet başkanı, 50’den fazla hükümet başkanı ve çok sayıda bakan katılacak.

BM Genel Merkezi’nde bir araya gelen liderler, küresel sorunlara diplomatik çözüm arıyor, ülkelerinin politikalarını anlatma imkanı buluyor ve ikili görüşmeler gerçekleştiriyor.

BM 77. Genel Kurul Başkanlığını, görevi Maldivler Dışişleri Bakanı Abdulla Shahid’den devralan Macar diplomat Csaba Körösi yapacak.

Zirvede, Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan temsil edecek.

ABD Başkanı Joe Biden’ın da katılacağı zirveye, bu yıl Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve birçok ülke tarafından Ukrayna’daki savaştan sorumlu tutulan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise katılmayacak.

Zirvede Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Olaf Scholz, İngiltere’nin yeni Başbakanı Liz Truss, İsrail Başbakanı Yair Lapid gibi isimler de yer alacak.

Zirvede bu yıl Rusya-Ukrayna Savaşı, küresel enerji krizi, gıda güvenliği, nükleer güvenlik, iklim krizi, Afganistan ve diğer küresel ve bölgesel sorunlar liderlerin gündeminde olacak.

BM Genel Sekreter Antonio Guterres, Genel Kurul görüşmelerinden bir gün önce, 19 Eylül’de liderlerin katılacağı “Eğitimin Dönüştürülmesi Zirvesi”ne ev sahipliği yapacak.

Brezilya BM Genel Kurulu’nda ilk konuşan ülke geleneğini sürdürüyor

Brezilya alfabetik sıralamada önde olmamasına rağmen 1947’den bu yana BM Genel Kurulu’nda ilk konuşmacı olmayı sürdürüyor.

BM Genel Kurulu’nun ilk yıllarında kürsüye ilk sırada çıkmayı hiçbir ülke istemeyince Brezilya’nın gönüllü olması ve ilk konuşmayı yapması yıllar içinde bir gelenek halini aldı.

Konuşmacı listesi her yıl değişse de Brezilya’nın ilk konuşmacı olması geleneği devam ediyor. Kürsüye ev sahibi ülke olarak ABD ikinci sırada çıkıyor ancak ABD Başkanı Biden, 19 Eylül’de İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in Londra’daki cenaze törenine katılacağı için BM Genel Kurulu’na bir gün sonra 21 Eylül Çarşamba günü hitap edecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da konuşmasını BM 77. Genel Kurulu görüşmelerinin ilk günü, 20 Eylül’de yapacak.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise BM Genel Kurulu’na video mesaj gönderecek.

Rusya’nın, Zelenskiy’nin video mesaj göndermesine itiraz etmesi üzerine BM Genel Kurulu bu konuda oylamaya gitmek zorunda kaldı.

Zelenskiy’nin Genel Kurul’a video mesaj ile hitabı 101 oyla kabul edilirken, 7 ülke “hayır”, 19 ülke ise çekimser oy kullandı.

Taliban’ın 15 Ağustos 2021’de ülkede yönetimi ele geçirmesiyle dünya gündemine oturan Afganistan ise bu yıl da konuşmacı listesinde yer almıyor. Uluslararası toplum, Taliban’ı meşru bir yönetim olarak tanımıyor.

Tatar ülkeden ayrıldı

“Uluslararası zeminde onlar gibi bir statümüzün olmasını talep ediyoruz, 1960 Kıbrıs Cumhuriyetinden gelen müktesep hakkımızın tescilini talep ediyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, BM Genel Kurulu’na katılmak için New York’a hareketi öncesinde TAK’a açıklama yaptı.

Egemen eşitlik konusunda, müzakerelerin başlayabilmesi için Kıbrıs Türk tarafı olarak tanınmayı ön koşul olarak talep etmediklerine dikkat çeken Tatar, müzakereler çöktüğünde Kıbrıs Rum tarafının yoluna Kıbrıs Cumhuriyeti olarak devam ederken, Kıbrıs Türk tarafının yolunu herhangi bir statüsü olmadan sürdürdüğüne dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk tarafının, uluslararası zeminde Kıbrıs Rum tarafı kadar bir statü istediğini, bunun için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin “Kıbrıslı Türkler Kıbrıslı Rumlar kadar egemen eşittir” şeklinde bir karar alması gerektiğini belirtti.

Tatar, bunun Kıbrıslı Rumlara bir zarar vermeyeceğini, Kıbrıslı Türklerin statüsünün yükselmiş olacağını, dünyada daha çok kabul göreceğini kaydetti.

“ÇÖZÜM OLASILIĞINI ARTIRIR”

Bunun çözüm olasılığını da artıracağını anlatan Tatar, “Çünkü şimdi Kıbrıs Rum tarafı Kıbrıs Türk tarafını çözüme muhtaç olarak görüyor, bir gün gelecek ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yama olacaklar şeklinde bakıyorlar” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıslı Türklerin egemen eşitliği teyit edilirse, müzakerelerin iki devlet arasında, iki devletin iş birliği ile olacağını, Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yama olma olasılığının ortadan kalkacağını, Kıbrıslı Rumlara da ‘bir anlaşma olmaması halinde Kıbrıslı Türklerin bir devlet olarak yoluna devam edeceği’ mesajı verileceğini vurguladı.

“TÜM BAŞLIKLARI GÖRÜŞMEYE HAZIRIM”

Cumhurbaşkanı Tatar, “egemenlik, eşit statüde toprak, mülkiyet, anayasa… tüm başlıkları kapsamlı görüşmeye hazır” olduğunu da vurguladı.

“Federal bir yapıda Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türklerin eşit olma olasılığı yok” diyen Tatar, Kıbrıs Rum tarafının niyetinin Kıbrıs Türk devletinin ortadan kalkması, aldığı tüm kararların (tapularla ilgili olanlar da dahil) sıfırlanması ve Kıbrıslı Türkleri Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yama yapılması olduğunu ifade etti.

Böyle bir durumda, korunacak olan Kıbrıs Rum Yönetiminin yapısının içinde Kıbrıs Türk tarafının zaman içinde yok olup gideceğini kaydeden Tatar, “Bu sonunun başlangıcı olur” dedi.

Tatar, birtakım vaatlere kanarak tehlikeli süreçlere girilmemesi için dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

“BAĞIMSIZLIK EN DOĞAL HAK”

Dünyada birçok devletin mücadele verilerek kurulduğunu, Türkiye’de kurtuluş savaşı sonucu Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıslı Türklerin de kurtuluş savaşı verdiğini dolayısıyla bağımsızlığın en doğal hakları  olduğunu vurguladı.

Tatar, muhalefet partilerinin de “Kıbrıslı Türklerin halk olarak statüsünün ortadan kaldırılması ve Kıbrıslı Rumların yönetimine yama olmasını” istemediğine inandığını söyledi.

Kıbrıslı Türk akademisyen Tözün Bahçeli’nin bir makalesinde “Güçlü bir toplum ile zayıf bir toplumun kurduğu federal bir yapının dünyanın hiçbir yerinde yaşatılamadığı” tespitinde bulunduğuna işaret eden Tatar, üçlü veya dörtlü federal yapıların yaşama şansının daha çok olduğunu kaydetti.

Tatar, Rum tarafı gibi bir tarafın daha güçlü ve nüfus olarak daha çok olduğu, özellikle mülkiyet sorunun da bulunduğu bir yerde federasyonun başarılı olmasının mümkün olmadığını vurguladı.

İŞBİRLİĞİ ÖNERİLERİ…

Kıbrıs Rum tarafına hidrokarbonlar, yenilenebilir enerji, temiz su ve düzensiz göç başlıklarında yaptığı önerilere de değinen Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Rum tarafının Ercan Havalimanının Birleşmiş Milletler (BM) denetiminde uluslararası uçuşlara açılması önerisinde bulunduğunu hatırlattı.

Tatar, “BM denetiminde olması demek Kıbrıslı Rumların denetiminde olması demektir. Yapılan tüm önerilerin tek amacı Kıbrıs Türk tarafını Kıbrıs Rum Yönetimine yama yapmak” ifadesini kullandı.

Mağusa Limanı’nın AB denetimine devredilmesinin de aynı anlamı taşıdığını anlatan Tatar, Ercan Havalimanı ile ilgili önerilerinin altında FIR hatlarının yattığını, Birleşmiş Milletler ile Kıbrıs Rum Yönetiminin iş birliği bulunduğundan FIR hatlarının Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından idare edilme olasılığının bulunduğuna dikkat çekti.

Kıbrıs Türk tarafının dört başlıkta sunduğu önerilerin işbirliği temelinde olduğunu ancak Kıbrıs Rum Yönetiminin hiçbir öneriye sıcak bakmadığını kaydeden Tatar, muhaceret konusunda iki tarafın sıkıntılarının bulunduğunu, komite kurulmasını önerdiklerini; hidrokarbon konusunda da komite kurulup bir anlaşmaya varılmasını önerdiklerini, su konusu ve elektrik konusunda da işbirliği  önerdiklerini ancak Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in işbirliğine yanaşmadığını vurguladı.

“ÜÇLÜ GÖRÜŞME GİRİŞİMİM YOK”

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Rum yönetiminde 2023 başında başkanlık seçimi yapılacağından herhangi bir tarafın üçlü görüşme (Kıbrıs Rum, Kıbrıs Türk ve BM) için girişim yapmadığını kaydetti.

Güney Kıbrıs’ta başkalık için yarışan adayların duruşlarını Kıbrıs sorunu açısından da değerlendiren Ersin Tatar, adayların tümünün kafasında “Kıbrıs bir bütündür ve federal bir yapıda AB’de olacaktır” düşüncesinin yattığını, hiçbir adayın Türk askerinin adada kalmasını kabul etmeyeceğini, basit konularda bazı adaylarla anlaşmanın daha kolay olabileceğini ancak esaslı konularda hepsinin ayni düşüncede olduğuna inandığını ifade etti.

TÜRK EVİ’NDE TEMASLAR

Cumhurbaşkanı Tatar, New York’ta Türk Evi’nde bir katın KKTC’ye ayrıldığını, burada görüşmeler yapacağını, bu görüşmelerde neden eşit egemenlik istediklerini anlatacağını belirtti.

Tatar, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile de görüşeceğini ifade etti.

TATAR ADADAN AYRILDI

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve heyeti, New York’ta temaslarda bulunmak üzere Ercan Havalimanı’ndan hareket ederek KKTC’den ayrıldı.

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.